Eğitim Şart: Mağduriyetleri Gidermenin Yolu Eğitim Reformu

ekran-resmi-2016-11-21-08-26-39

Derdimi olabildiğince kısa, araştırmalara, istatistiklere girmeden anlatmaya çalışacağım.

Kamuoyunda cinsel istimar önergesi diye adlandırılan önergeden artık sırf memleket insanlarının değil, bir şekilde çocuk ve kadın hakları ile ilgilenmiş tüm dünyaların haberdar olduğunu varsayıyor, bunun detaylarına girmiyorum. Önergenin amacı önergeyi verenler tarafından özetle şöyle açıklanıyor: Kanunu bilmemelerinden ve geleneklerinden dolayı çocuklarla evlenenlerin, “18 yaşında küçüklerle evlenenlere hapis cezası verilmesi” ile ilgili kanun ve uygulama yüzünden hem kendilerinin hem de evlendikleri çocukların mağdur olması ve aile kurumunun bu durumdan zarar görmesi”

Önergeye kadın dernekleri ve toplumun hemen hemen her katmanından verilen tepkiler aşina olduğunuzu varsayarak, mevcut önergenin tecavüz faillerine af anlamına gelebileceğinine de değinmemeyi tercih ediyorum. Açıklamadaki bireyin değil, aile kurumunun korunması ile ilgili kısımsa başka bir yazının konusu olmalı.

Benim değinmek istediğim nokta söyle başlıyor: Önergeyi verenlerin maksadının açıkladıklarından fazlası olmadığını varsayalım ve tuhaf bir şekilde herkesin evinde televizyon ve bu televizyonlar “Hadi baba!” konseptli kamuspotları yayınlanabiliyorken insanların bu memlekette bazı konularda cahil kalabileceklerine inanalım ya da geçmişteki cahillikleri yüzünden bir kerelik bir affa ihtiyacı olduklarına. Nasıl yaparsak yapalım, bu önerge ile amaçlananın bir grubun hapisten çıkmasını ve eşitlik ilkesi sebebiyle bunun başka suçluları da etkileyeceği dışında bu önergenin bir etkisini göremiyoruz. Yani önergeye neden olan sorunun temelinde bir grup insanın yasaya rağmen ısrarla evlilik yaşına riayet etmemesi varsa Yetenek Sizsiniz Türkiye’yi köpeğin kazandığı ülkede bunun tek bir açıklaması var: Yeteneksizsiniz Türkiye.

Bu yeteneksizliğin temeli ise eski alışkanlıklarını sürdürmek isteyip çocuklarını evlendiren insanların, yasa ile hayatlarındaki değişimin sağlanamaması. Bu cümleyi biraz açayım: Evlilik yaşına riayet etmeyenlerin tutuklanacağı söylendiğinde bu vatandaş devletle sadece bir kere karşılaşıyor, gelip kızıyla evlenen adamı tutukladıklarında. Bunun dışında devletin bunu engelleyecek mekanizmaları yok. Sanılanı aksine bakanlık destekli “Çocuk gelinlere hayır!” kampanyalarının da bu değişimi yaratabilecek gücü yok. Bu değişimi yaratacak şey 12 senelik zorunlu eğitimdir ve çocuklarını okula göndermeyenlerin ağır cezalara çarpırılmasıdır. Kimse okula gitmek zorunda olan bir çocuğu alıp evlendirmez, onunla evlenmeye de kalkmaz.

E Türkiye’de var zorunlu eğitim? Var ama insanların eğitime erişimini eşitlemeden sadece yasa ile sağladığını zannettiği için sadece teoride. Erişimdeki en büyük eksiklerden biri de para. Evet, eğitim parasız ama eğitime bağlantılı pek çok ihtiyaç bedava karşılanmıyor. Ulaşım, kırtasiye, okul kıyafeti gibi olağan şüpheliler bir yana okullarda ücretsiz öğle yemeği verilmiyor. Yapılan saha çalışmalarında çocuklarını okula göndermek istemelerine rağmen bu tip yan ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için çocuklarının utandığını ve okuldan soğuduğunu söyleyen veliler var, ki bunlar göndermek isteyenler. Aynı durumun göndermek istemeyenler için nasıl şahane bir bahane olabileceğine dikkatinizi çekerim. Bunlar gibi yan ihtiyaçların ücretsiz karşılanmasını sağlamadan memlekette okul süresini uzatıp kısaltarak, dörtleri dörtlerle toplayarak eğitim reformu yapıldığını söylemek güç.

Okul, aileye bağımlı olan çocuğun, ailesinden bağımsız olarak var olabildiği yerdir. Burada iyi muamele görmesi, özgüven kazanması ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi için çok önemlidir. İyi öğretmenler yetiştirip, bu öğretmenleri atayabilir ve okulların fiziksel şartlarını eşitlerseniz, önce çocukların hayatlarındaki değişimleri, sonra memleketteki değişimi gözlemleyebilirsiniz. Pek hoşumuza gitmese de okul ayrıca bir kontrol mekanizmasıdır. Öğretmenler ve muhtarların işbirliği ile kimin çocuğunu okula göndermediği, ya da evde şiddet görüp görmediği bu mekanizmanın doğru amaçlarla kullanılması ile kolayca tespit edilebilir.

Elbette eğitim reformu ile ilgili daha pek çok şey yazmak mümkün. Ben sadece küçük bir resim çizmeye, eğitimin şart ve memleketin dertlerine hala deva olabileceğini göstermeye çalıştım. Sürçülisan ettiysem affolsun. Selam olsun.

Not: Görseldeki karikatür, Gırgır dergisinin 48. sayısından alındı.


serbest serzenişler

Okumaya devam etmek için yazıların tamamu: Link

Facebook’ta da görüşmek için: Link

Twitter’da komşu olmak için: Link

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s