Dokuz Cümlelik Öykü: Kırmızı Buton

Dark-Deep-Space-4K-Wallpaper-2560x1440

Sağ elim sımsıkı lövyede, sol elim konsoldaki butonların üzerinde kafamı oynatmadan, gözlerimi sağıma doğru çeviriyorum ki tok sesi duyuluyor: “Bassana artık şu kırmızı butona!” Basacağım basmasına ama insan tedirgin oluyor. Bu daha ilk seferim, yüzme öğrensin diye suya paldır küldür atılan çocuk gibiyim.

“Yapamayacağım galiba.” diyeceğim, diyemiyorum çünkü sol koltuktaki ısrarcı: “Bas şu butona da artık çalışmaya başlasın, sen yön vermeden biraz kendi kendine yol alsın”. Sonra sanırım rengimin korkudan beyaza dönmeye başladığını görüyor, beni rahatlatmaya çalışıp “Merak etme düşmeyiz, kırmızı butona bastıktan sonra mavi butona basmadığın sürece sürece motorlar durmayacak, güven bana” diyor. Güveniyorum elbette ona ama nefesim de kesik kesik geliyor, aklımda da binlerce felaket teorisi…

              — Peki ya bir şeye çarparsam?

              — Yahu uzayın en ıssız köşesinde bir kalkış platformunun üstündeyiz. Çarpabileceğimiz bir yer göstersene!

Daha fazla itiraz edemiyorum söylediklerine, kalbim yerinden çıkacak gibi olsa da basıyorum lanet kırmızı butona…

9 Cümlelik öykünün eşlikçisi bir baba-kız düeti:

Not: Cümlelik Öyküler’in müzikleri şimdi Spotify’da liste halinde sizleri bekliyor. Dinlemek için: L I N K

Karanlıktaki[zenci] Facebook’ta.eyes-in-the-dark1

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s