Zamanın Ruhu

Tadilat

cropped-img_1190.jpg

Fotoğraftaki benim masam. Ağaçları gören bir pencerenin hemen önünde duruyor. Tuhaf ki fotoğraf siyah beyaz olsa da insan güneşin ışığını hissediyor. Sıcaklığı sanki içini ısıtıyor.

En son 22 Kasım 2017’de yazı yazmışım. Uzun bir seyahata gitmişim Karanlıktaki[zenci]’yi, evimi bırakıp. “Döneceğim elbette” diyerek gittim, valla. Zira ev bu, elbet dönülür. Ev aynı halde kalır mı peki? Kalmaz.

Eve döndüm ben.

Toz, bir karışı aşmış. Duvarlar kabarmış. Pas tutmuş banyolar. Gezdikçe fark ediyorum ki ne çok şey biriktirmiş de atmaya kıyamamışım. (Az buz değil bu blogda 2010’dan, kapanalı kaç yıl oldu sahi, Radikal Blog’dan bile yazı var).

Önce bahar temizliği ile başlıyorum, mevsim yaz olsa da. Tozunu alınca, yeni gibi olur eşya. Atılacakları atarım, verilecekleri kenara kaldırırım. Ama daha büyük işler de var: Tamirat, tadilat. Çok ihmal etmişim. Önce çayı demleyeyim. Gelen olur, muhakkak.

***

Burada ilk yazmaya başladığım 2010 Kasım’ında yazacak başka bir yerim yoktu. O yüzden hiç burada yazmak istemedim. Hoş bir şey değil insanın gidecek bir yerinin olmaması. Sırf gidecek bir yerin olmadığı için, boyuna gitmeyi düşünüyorsun.

İlerleyen yıllarda yazacak çok yerim oldu. Yani açıldı kapı. Ben de gittim. Ama yıkmadım evi. Kapatmadım dükkanı. Uzun seyahat. Geri dönmelik. Zaten gidecek başka bir yerin olmadığı zaman, kaldığın yere ev diyemezsin. Ne zaman ki gidecek milyon tane yerin olmasına rağmen aynı yere dönersin, döndüğün yerdir senin evin.

***

Işığı gören, çayın kokusunu duyan geliyor. Geliyor benim eski kelimeler. Görmüşüm onları, daha susar mıyım? “Şekerim, nasıl da özlemişim evde olmayı, evde yazmayı”. Şu beş dakikada çala kalem yazdığım yazı bile kendime getiriyor beni. Evin tozu kalkıyor böylece. Kendi kendine ayıklanıyor atılacaklar. Toplanıyor bir köşeye verilecekler.

Peki tamirat? Eyvah uzun mu sürecek tadilat? Birden değil canım, sakin, zamanla. Yavaş yavaş… Çayı demledik ya yerleştik sayılır. Yola çıktık ya geldik sayılır.

Masama döndüm. Gece oldu, gitti güneş. Güneşin ardından yazdığım ilk kelimelerdi bunlar. Yazmayı özlemek ne acayip bir hismiş! En tuhaf tarafı da paylaşmak için yazmadığını yazmak saymadığını fark etmekmiş.

 

 

 

Reklamlar

Tadilat” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s