Karanlıktaki (zenci) hakkında

_20160801_221721

Her şey küçük İskender’in “Karanlıkta herkes biraz zencidir” kitabı ile başladı ve düşündüğümüz karanlıklara doğru yol aldı.

Düşündüğümüz karanlıklar? Tiyatro salonları, sinema salonları ve eğer okuduğunuz şey ışığı açmaya üşeneceğiniz kadar güzelse okuma salonları. Buralarda hep karanlıktadır insan. Karanlıktakizencidir insan.

Benim kendi öz karanlıktakizenciliğim bir soruya götürdü beni: “Edebiyatın, tiyatronun, sinemanın gerçekten uzakmışçasına sadece bir eğlence aracı olarak görülmesi ne kadar doğru?” Karanlıkta seyrettiğimiz oyunların, filmlerin, ışığı açmaya üşenip cılız bir ışıkta okuma hevesinde düştüğümüz kitapların da karanlıkta kalan yanı bu.

Bu yüzden bir blog tutma hevesine düştüm. Karanlığı aydınlatmak için değil. Karanlığı anlamak için. Sırf eğlenceymiş diye görülüp horlanan, belki de biraz da bu halin ironisinden karanlıkta buluştuğumuz tiyatronun, sinemanın, kitapların gerçeğinin peşine düşmek için, eğlendiğimiz, hüzünlendiğimiz bu işlerle, başka neler anlatılabilir onun anlamaya çalışmak için.

Bu yüzden tiyatro, sinema ve edebiyata dair bu yazılara bazen felsefe yarenlik ediyor, bazen psikoloji, ekonomi, sık sık da politika. Tür olarak böyle yazılara deneme diyorlar. Zenci de karanlıkta deneye yanıla ilerliyor düşündüğümüz karanlıklarda. Tüm yolculara selam ediyor.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s